İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, kent gündemine dair basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Atık yönetimi, geri dönüşüm projeleri, Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi’nin işletmesi ve yerel siyaset konularında önemli açıklamalarda bulunan Tugay, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile kurdukları yapıcı diyaloğun altını çizdi.
Atık Yönetimi: Kısa Vadede Geçici Çözüm, Uzun Vadede Kalıcı Tesisler
Başkan Tugay, Çiğli’deki Harmandalı Düzenli Atık Depolama Tesisi’nde yaşanan krizle ilgili olarak, Bakanlık ile yürütülen olumlu görüşmelerin devam ettiğini belirtti. Daha önceki dönemlerde yaşanan uyum sorunlarının aksine, mevcut dönemde Bakanlık yetkilileriyle çözüm odaklı bir iletişim kurabildiklerini ifade etti.
Tugay, Harmandalı’da depolama işleminin durdurulması yönündeki yargı kararı nedeniyle kısa vadede geçici bir kullanım kararı alınabileceğini ancak bunun zorunlu ve kısa süreli bir çözüm olacağını vurguladı. Asıl hedeflerinin, orta ve uzun vadede, hiçbir vatandaşı rahatsız etmeyecek şekilde yeni atık bertaraf tesisleri kurmak olduğunu söyledi. Tugay, “Harmandalı’daki alanın kullanımıyla ilgili bir karar çıkacak olsa bile, bu kısa süreli ve geçici bir karar olacaktır. Asıl amacımız, orta ve uzun vadede yeni çöp bertaraf tesisleri kurarak hiç kimseyi rahatsız etmeyecek şekilde İzmir’in çöpünü bertaraf etmektir,” dedi.
Geri Dönüşüm ve Verimli İşletme Modelleri
Atık yönetimindeki bir diğer önemli konu olan geri dönüşüm hakkında da konuşan Başkan Tugay, Bakanlığın, belediyenin yürüttüğü geri dönüşüm projesine olumlu yaklaştığını belirtti. Şu an 13 mahallede devam eden geri dönüşüm çalışmalarını en kısa sürede bütün İzmir’e yayacaklarını ve bu konuda Bakanlıkla ortak çalışacaklarını söyledi. Tugay, “İzmir’in çöp ve geri dönüşüm konusunda Türkiye’ye örnek olacak şehirlerden birisi olma ihtimali çok yüksek,” şeklinde konuştu.
Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi’nin daha verimli kullanımı için yapılan işletme hamlesine yönelik eleştirilere de yanıt veren Tugay, bu eleştirileri “önyargılı ve art niyetli” olarak nitelendirdi. Dünyada artık verimliliği artırmak için uzmanlaşmış şirketlerle çalışıldığını belirten Tugay, İstanbul ve diğer büyükşehirlerde de benzer modellerin uygulandığını hatırlattı. Tugay, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olarak, İzmirlilerin bütçesini en verimli şekilde kullanmakla sorumlu olduğunu ve verimsiz, pahalı yöntemleri tercih edemeyeceğini ifade etti.
Siyasi Etiketlere Karşı Duruş ve Aliağa Belediyesine Mesaj
Başkan Tugay, belirli grupların çıkarlarını gözetmek yerine, bütün kentin yararını düşünme ilkesiyle hareket ettiğini vurguladı. “Belli grupların üstünlük kurma çabalarıyla mücadele ediyorum,” diyen Tugay, belediyenin bütçesinin 4,5 milyon İzmirlinin parası olduğunu ve gereksiz harcamalara izin vermeyeceğini belirtti.
Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar’ın Şakran’ın kanalizasyon projesiyle ilgili açıklamalarına da değinen Tugay, Acar’dan kredi onayı için Bakanlık nezdinde destek istediğini ancak bir yıldır hiçbir adım atılmadığını söyledi. Tugay, Acar’ın 700 milyon TL’lik değil, 2,5 milyar TL’lik bir yatırım olduğunu hatırlatarak, “Eğer gerçekten ben yaparım diyorsa Serkan Acar, ona ben onay veririm. Buyursun yapsın,” dedi. Ancak doğru olanın, uygun koşullu yurtdışı kredisinin Bakanlık onayıyla kullanılması olduğunu ve böylece hem Aliağa Belediyesi’nin bütçesine yük binmeyeceğini hem de devletin kaynaklarının kullanılmamış olacağını ifade etti.
Tugay, Aliağa da dahil olmak üzere hiçbir ilçeyi ayırmayacaklarını ve altyapı yatırımlarını yapabilecek güce sahip olduklarını söyledi. Tugay, Acar’dan siyasi etiketler üzerinden konuşmak yerine Bakanlığı arayarak kredi onayına destek olmasını ve bu sorunun kolayca çözülmesini sağlamasını istedi.
